30 Nisan 2016 Cumartesi

Kablel Vuku



Bir gece,
Gecede bir uyku..
Uyuyorum,
Uykudadır,
Yanımda sen.

Uykumun içinde bir rüya,
Rüyamda bir gece,
Gecede ben..
Bir yere gidiyorum,
Delice..
Aklımda sen.

Ben seni seviyorum,
Gizlice..
El-pençe duruyorum,
Yüzüne bakıyorum,
Söylemeden,
Tek hece.

Seni yitiriyorum
Çok karanlık bir anda..
Birden uyanıyorum,
Bakıyorum aydınlık ;
Uyuyorsun yanımda..
Güzelce.

                          Ö. A.

16 Nisan 2016 Cumartesi

Kar

Gece,
Sessizliğe bürünmüşse 
Ve ben yine kendimle. 

Hani erisen de masadaki küreden seyrederdimya seni... 

Bütün karlar erise de,
Benim Dünyam seninle kar küresi... 

Kar Huzur
Kar Dingin
Kar Sabır
Kar mutluluk
Kar değildin, 
Sendin.

24 Mart 2016 Perşembe

Ters köşe

O an... 
Hissedersin ama yakalayamazsin
Ardı arkası kesilmeyen mutluluk halleri. 
Adeta duygular dört nala koşar ama sen yakalayamazsin. 

O an... 
Bırak aksın zaman, yanında zamanı durduran. 

O an... 
Göz bebeklerin büyüyor, kalbin daha da hızlı çarpıyor, konuşamiyorsun. 
Tek istediğin o an... 

Cesaret, güven, hayranlık veren camın catladığı an! 
Tut elini, dağılmasın benliği. 

O an... 
Seni değil, sizi bilmeli

O an...


5 Mart 2016 Cumartesi

Çikolata Kahve

Kütüphanenin hemen her yerinde sürekli ağlayan birini görürseniz şimdiden tanıştığıma memnun olduğumu belirtmek isterim!
Ayrıca bilmekte fayda var:


No filter

Onu benden aldılar, arayıp sordular!
Ben de bi kısmını  düşüncelerimde saklayıp bi kısmını yazsam efsunlu klavye sayesinde hala personal space ime saygım devam eder sanırım :)
Bu sessizliğe bayılıyorum!
 Bedenler burada ama aslında kafalar nerede???
Küçük ipuçları var her sahnede.
Mesela bakıştıgım karşı komşum ile tanışın:

He bir de az kalsın çöpe atacaklarım var. Halbuki ne kadar anlamlılar.  

Ayrıca, eğer sen bile vicdan yapıp içini rahat ettiremiyorsan bir sebebi var! 


13 Şubat 2016 Cumartesi

Kalıbım Nerede????

Merhaba, bir Efsunlu Klavye ve "Niye"sorusu ile blogger programıma Hoşgeldiniz!
Bugün sizlere "Niye" istenen tarifin kendisi olup, mutlaka içinde olmamız gerektiği düşünülen kalıba "Nasıl" girmeliyiz onu anlatacağım.
O zaman başlayalımmmm.
Üç romanı okuttular önce, şarkıları ezberledim tane tane. Göz kararı da biraz coğrafya çalıştım, senin için entellektüellik kuşandım.
İnsan neler yapar isteyince bu bir şey değil düşününce, bir de istekler madde madde söylenince kalktım senin için entellüellik yaptım!
Gözlerin dönmüş hatamı görünce, yerli yersiz susup sana cevap vermeyince, ben de tesadüf o gece erken yattım ansiklopedilere bakamadım!
Okudum, okudum araştırdımmmmmm.
Kendimi google.la yarıştırdımmmmm.
Kimse kimseye benzemez, kendimi kendimle yatıştırdım.
Oturdum efsunlu klavyemle bloğuma yazdım...
Üzüldün belli çok bunları söyleyince, verdiğin kalıbın içinde beni görünce, bir de ağlayıp itiraf edince abarttın beni melek yaptınnnn.




Nil'e "Niye" sorumu cevapladığı için de teşekkürler ;)

5 Şubat 2016 Cuma

Koş!


O kadın. Hakkında ne yazacaktım.
Oysaki planlanmıştım. Kitabın son sayfalarına yaklaşırken, biran önce yazmalıyım derken planlanmıştım.
Ah Mrs. Ramsay...
Yok yok aslında o sadece bir aracı, düşüncelerimin koşușunu fark ettiren aracı.
Virgina, Virgina Woolf sen neler düşünmüşsün öyle?
Deniz Feneri nerede?