Merhaba, bir Efsunlu Klavye ve "Niye"sorusu ile blogger programıma Hoşgeldiniz!
Bugün sizlere "Niye" istenen tarifin kendisi olup, mutlaka içinde olmamız gerektiği düşünülen kalıba "Nasıl" girmeliyiz onu anlatacağım.
O zaman başlayalımmmm.
Üç romanı okuttular önce, şarkıları ezberledim tane tane. Göz kararı da biraz coğrafya çalıştım, senin için entellektüellik kuşandım.
İnsan neler yapar isteyince bu bir şey değil düşününce, bir de istekler madde madde söylenince kalktım senin için entellüellik yaptım!
Gözlerin dönmüş hatamı görünce, yerli yersiz susup sana cevap vermeyince, ben de tesadüf o gece erken yattım ansiklopedilere bakamadım!
Okudum, okudum araştırdımmmmmm.
Kendimi google.la yarıştırdımmmmm.
Kimse kimseye benzemez, kendimi kendimle yatıştırdım.
Oturdum efsunlu klavyemle bloğuma yazdım...
Üzüldün belli çok bunları söyleyince, verdiğin kalıbın içinde beni görünce, bir de ağlayıp itiraf edince abarttın beni melek yaptınnnn.
Nil'e "Niye" sorumu cevapladığı için de teşekkürler ;)
13 Şubat 2016 Cumartesi
5 Şubat 2016 Cuma
Koş!
O kadın. Hakkında ne yazacaktım.
Oysaki planlanmıştım. Kitabın son sayfalarına yaklaşırken, biran önce yazmalıyım derken planlanmıştım.
Ah Mrs. Ramsay...
Yok yok aslında o sadece bir aracı, düşüncelerimin koşușunu fark ettiren aracı.
Virgina, Virgina Woolf sen neler düşünmüşsün öyle?
Deniz Feneri nerede?
13 Ocak 2016 Çarşamba
Efsunlu Hikaye
Gün yine gece ve korktuklarım büyüyor içimde.
Sahi, neyden korkmalıdır insan?
Misina ipleri,
Kendine karşı aldığın kendin olmaktan kaçma tedbirleri.
Ama bunların hepsi başkalarının kibar emirleri...
Sahi, neyden korkmalıdır insan?
Misina ipleri,
Kendine karşı aldığın kendin olmaktan kaçma tedbirleri.
Ama bunların hepsi başkalarının kibar emirleri...
23 Mayıs 2015 Cumartesi
23 Mart 2015 Pazartesi
Sene 2015 ve Onlar Hala İnsanlar...
Gel, asırlardan uzan da tut ellerimi sımsıcak
Yoksa bendeki çocuk da böyle çaresiz kalacak
Öfke, ile beslenen çocuklar yalnızdırlar
Ve ümitleri çiçeklerden, acıları tarihlerden
Senin gibi benim gibi, onlar da hep insandılar
Ve sevgiye inandılar
Ve saygıya inandılar
Onlar biraz terk edilmiş biraz küskün çocuktular
Sanki biraz incitilmiş sanki yetersiz sevilmiş
Sanki utandılar kavgadan ve sustular
Hep incilenen gözyaşları kurusun inançlarında
sene 1945 onlar da hep insandılar
ve sevgiye inandılar
ve saygıya inandılar
senin gibi benim gibi...
Sezen Aksu
Sezen Aksu
20 Mart 2015 Cuma
Gezginler Postası

İlk değil
Bu son değil
Bu ilk telaş son hazan değil
Eskimiş yüzüm aynalarda
Gözlerim dalar zamanlara...
Bir tebessüm yeter tanışmaya, paylaşmaya...Boşuna değil, sadakadır tebessüm...
Aynalarda yüzümüzün eskidiğini anlamaya fırsat vermez buralar. Çünkü hep gençtir buralar ve hep bu yüzden aldatırlar, aldanırlar...
Görmeyiz bizden olmayanları. Oysaki onlar bilirler kimler geldi, kimler geçti buralardan.
Onlarda gençtiler. Gelip geçenlerle gençliklerini geçirdiler, aldanan yüzleri izlediler...
Umutlandılar, heyecanlandılar, kendilerini aradılar ve de kendilerini buldular.
Biz "since" bilmem kaç yılının siyah beyaz resmine bakarken onlar renkli hatıralarına baktılar...
Belki bizim kadar okumadılar ama çok okuyanın değil, çok gezenin bildiğini gösteren gözleriyle bizlere baktılar...
Bizim onları içimize, aramıza almaya ihtiyaçları yoktu. Onlar zaten buradandılar. Ama sanki yaş geçmiş iş bitmiş dercesine sandalyeler onlardan uzaklaştılar ve hep bize yanaştılar...

Bildikleriyle değil, yaptıkları ile ilham oldular...
Onlar ki 80 yıllık ömürlerine dünyaları sığdırmışlar, bir mehtap seyri uğruna Tac Mahal'e iki kere vardılar, Niagara şelalesinin esintisi altında soluklandılar, Amerikayı karışladılar. Ve tabi öncesinde kendi vatanları ile hem hal oldular...
Sonrada gelip yıllar içinde nice gençlerin yaşlandığına şahit olan meşhur "Börekçi"mizde yanımıza oturup yediğimiz böreğin değil gördüklerimizin, göreceklerimizin hatıralarımızda canlı kalacağını bize hatırlattılar...
Bir de yanımıza oturduğu için teşekkür etmezmi hiç.. Ah isminin değil Albay oluşunun bilinip karış karış gezmeleriyle genç kalan amca asıl biz sana bizimle konuşma inceliğinde bulunduğunuz için teşekkür ederiz...
Ve de dünyayı Hindistan'dan gezmeye başlayın tavsiyesinde bulundular :)
23 Şubat 2015 Pazartesi
SNOWWWWWWW
Since 2010
Once upon a time...
Any words to explain how this place becomes our Home!
Any words to explain how these people build such a friendship!
Any words to explain how it is possible hoping not to graduate!
Any words to explain that these are not exagration :)
Boğaziçi University will be our Home even after 2015!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






